BİR BABANIN KALEMİNDEN
ÖZEL EĞİTİM MEVZUATLARI
(NOT: Bu yazı Prof. Dr. Yankı Yazgan'ın bir kitabına bölüm olarak hazırlanmıştır)
Mevzuatlar ile oğlum 1993 yılında ilkokula başladığında tanıştım.
Her “özel eğitim gerektiren öğrenci” velisi gibi çocuğumuzun eğitimi süresince büyük zorluklar ve üzüntüler yaşadık. Neler yaşadığımız konusunda ayrıntıya girmekte yarar görmüyorum.
Bizler aile olarak çocuklarımız için ne kadar özveri ile çalışsak da okulun onlara sağlayacağı yararı hiçbir şekilde sağlayabilmemiz mümkün değildir. Okul en öncelikli olarak çocuğumuzun yaşıtları ile kaynaşma yeri olmaktadır. Okul yaşantısında ortaya çıkacak bir kesinti çocuğun yaşıtlarından kopması ile eş anlam taşımaktadır. Bu nedenle okul konusu bizleri yıllar boyunca hep tedirgin eden birinci öncelikli konu olmuştur.
Bu zorlukların arasında bizlere nefes aldıran tek kurum Milli Eğitim Müdürlükleri bünyesindeki Rehberlik Araştırma Merkezleri oldu. Bu merkezler okuluna herhangi bir nedenle uyum sağlayamayan öğrencinin eğitim haklarının korunması konusunda bir kalkan görevi üstlenerek,çocuğun hoşgörülü bir eğitim ortamı içinde kaynaştırılması için alınması gerekli önlemleri belirlemektedir. Rehberlik Araştırma Merkezlerinin aldığı kararlar okul için bağlayıcı olmaktadır.
Çocuğunun okula uyumu konusunda öğretmen veya okul idaresi ile anlaşmazlığa düşen öğrenci velilerinin hiç zaman kaybetmeden okullarının bağlı bulunduğu ilçenin Rehberlik Araştırma Merkezine başvurması yapılması gereken ilk adım olmalıdır. Ayrıca anlaşmazlık süresince okul ile diyaloğun en iyi şekilde korunmasının ve kırıcı tavırlar yerine, geri adım atmadan sakin bir tutum izlemenin daha doğru olduğunu vurgulamak isterim.
Yasalarda çocuklarımız için birçok destekleyici maddeler var. Velilerin bu maddeleri iyi bilmeleri ve Rehberlik Araştırma Merkezleri ile yakın temasta olmaları önemlidir.
Her türlü zorluğa rağmen yasalardan aldığımız kuvvet ile oğlumuz ilköğretimini tamamladı. Zorlu bir mücadeleyi liseye kayıt için verdik. Çocuğun eğitim haklarını okul idaresine anlatmak hayli zor oldu. Bu arada İstanbul Milli Eğitim Özel Eğitim Müdürlüğü ve Kadıköy Rehberlik Araştırma Müdürlüğü özveri ve sabır ile okul müdürüne çocuğun yasal haklarını anlatarak açıkladılar ayrıca yazılı bildirimlerde bulundular. 17 günlük yoğun çaba sonucu yasal haklar sayesinde kayıt işlemi yapıldı. Bundan sonraki aşamada okula uyum için çaba sarfedeceğiz. Doğal olarak burada uyum için en önce gereken şey okul yönetimi ile ögretmenlerin konuya olumlu yaklaşmaları. Sekiz yıllık okul deneyimim sonucu şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Çocuklarımızın okulda gösterdikleri istenmeyen davranışlar, okulda çocuğa yapılan yanlış davranışlara gösterilen haklı tepkiden başka bir şey değildir. Doğal olarak ayni durum ev için de geçerlidir. Çocuklarımızdan doğru davranışlar bekliyorsak onlara adil, doğru davranarak saygı duymalıyız.
Bu arada kurmuş olduğumuz dernek hiperaktif çocuk velileri için önemli bir bilgi kaynağı haline gelmiştir. Derneğimizin adı Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Derneği. Kısa adı “DEHA-DER”. Derneğin amacı çocuklarımız için mücadele verirken diğer veliler ile bilgiyi paylaşarak güç birliği yapmak, bilgi birikimi oluşturmak ve resmi makamlara sorunlarımızı duyurmak. Hazırladığımız web-sitemizi her fırsatta incelemenizde konu hakkında bilginizi arttırmak açısından yarar var. Her ay yaptığımız bilgilendirme toplantılarına konusunda otorite konuşmacılar katılmaktadırlar. Bu toplantı tarih ve yeri de web sitemizde ilan edilmektedir. Adres: www.hiperaktif.org Bizimle iletişimi info@hiperaktif.org üzerinden kurabilirsiniz.
Toplumumuzda 10 yıl öncesine göre “özel desteğe gereksinim duyan” kişilere bakış açısı çok değisti. Bu kişilere gösterilen sıcak bir bakış veya gülümseme bile bu kişilere emek verenlerin yüreğine su serpmekte ve onlara güç katmaktadır. Ancak bu arada pencerelerini tüm yeniliklere kapamış, fırsatını bulduğunda yetersizliği olan kişileri, eğitim kurumlarından adeta kazıyarak atmaya çalışanlar da eksik değil. Bunlar da bizim bilinçli olarak mücadele gücümüzü körüklemektedir. Hiç bir zaman sorunun altında ezilip kendinizi güçsüz hissetmeyin. Zamanın bizler lehine çalıştığını düşünün.
Çocuklarımızın eğitimine destek, sizlere kuvvet verecek 3 önemli dokümandan çok kısa özetler vermek istemekteyim. Söz konusu dokümanlar sadece Dikkat Eksikliği Hiperaktivite değil herhangi bir yetersizliği olan her çocuk için geçerlidir. Bu dokümanlardan ilk ikisi ekte sunulmuştur. Üçüncü dokümanı (MEB Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği) çok yer kapladığından DEHA-DER Web sitesinden inceleyebilirsiniz.
KAYNAŞTIRMA ÖĞRETMEN EL KİTABI, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü 1996
Üstün yetenekli çocuklar da dahil olmak üzere öğrenme güçlüğü, uyum güçlüğü.......... olan çocuklar özel eğitime muhtaç çocuklar olarak tanımlanmakta ve gösterebilecekleri birçok olumsuz davranışlara rağmen, değişik özellik gösteren bu çocukların olumlu yaklaşımlarla nasıl kaynaştırılacağı öğretmenlere anlatılmaktadır.
573 sayılı ÖZEL EĞİTİM HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (Resmi Gazete yayın tarih/sayı: 06.06.97 )
Bu kararnamede her tür yetersizlik grubundaki kişi çağdaş bir yaklaşımla “özel eğitim gerektiren birey” olarak aşağıdaki şekilde tanımlanmaktadır.
(Madde 3, paragraf a): “Özel eğitim gerektiren birey”, çeşitli nedenlerle bireysel özellikleri ve eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından beklenilen düzeyden anlamlı farklılık gösteren bireyi”.....ifade eder.
(Madde 4,paragraf h): “Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde, özel eğitim gerektiren bireylerin örgütlerinin görüşlerine önem verilir” ifadesiyle sivil toplumcu yaklaşım benimsenmektedir.
Madde 24 de hem resmi hem de özel sektör ilköğretim ve orta öğretim okullarının kendi çevrelerindeki özel eğitim gerektiren bireylere özel eğitim hizmeti sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmektedir.
MEB ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ (Resmi Gazete yayım tarih/sayı: 18.01.2000/23937 mükerrer)
Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisinin Şubat 2000 sayısında yayınlanmıştır.
Bu yönetmelik 573 sayılı Kanun Hükmünde kararname hükümlerine dayanılarak ayrıntılı şekilde hazırlanmıştır. Bu yönetmelikte dikkat çekmek istediğim hususlar:
Madde 5 d) Özel eğitim gerektiren bireylerin, eğitim performansları dikkate alınarak, amaç, içerik ve öğretim süreçlerinde uyarlamalar yapılarak, yetersizliği olmayan akranları ile birlikte eğitilmelerine öncelik verilir.
Madde 28 de özet olarak .... ilköğretim okullarını bitiren; özel eğitim gerektiren öğrencilerden genel, mesleki ve teknik orta öğretim okullarına yönlendirme kararı alınanlar (not: bu karar Rehberlik Araştırma Merkezleri tarafından verilebilir), ilgili birimlerle yapılacak işbirliği çerçevesinde sınavsız olarak bu okullara yerleştirilirler.
Madde 73 den kısa alıntılar.
Özel öğrenme güçlüğü olan öğrenciler; güçlükten etkilenme durumlarına göre yazılı sınav veya sözlü değerlendirmelerin herhangi birinden istekleri doğrultusunda muaf tutulurlar. Hiperaktivite ve dikkat yetersizliği olan öğrencilerin bu özellikleri göz önüne alınarak, kısa yanıtlı ve az sorulu sınavlar, ödevler ve projelerle değerlendirilirler.
Alınan özel eğitim önlemlerine rağmen, her tür ve kademede bir dersin öğretim programında başarısız olan öğrenci; diğer derslerindeki ortalamaya bakılarak, genel başarı ortalamasının altında bir not ile değerlendirilemez.
Bu vesile ile eğitim haklarının korunmasında hiç tereddüt etmeden çocuklarımıza arka çıkarak bizleri her fırsatta destekleyen İstanbul Milli Eğitim Müdürü Sayın Ömer Balıbey’e, Özel Eğitim Müdürü Sayın Ülkü Beşkardeş ve çalışma arkadaşlarına, Kadıköy Rehberlik Araştıma Merkezi Müdürü Sayın Mehmet Ali Akın ve çalışma arkadaşlarına,Kartal Rehberlik Araştırma Merkezi Müdürü Sonay Hanım ve çalışma arkadaşlarına en içten teşekkürlerimizi ve kendilerini yüce insani duyguları için takdirlerimizi sunuyoruz.
Hepinize çocuklarınızla birlikte mutluluklar dilemekteyim. Bu kitabın bir sonraki baskısında daha geniş şekilde görüşmek dileği ile..
MELİH TERAZİ
DEHA-DER Kurucu Üyesi
Eylül 2001